Dış Gebelik Nedir? – Op. Dr. Suzan Gençsoy
Haziran 23, 2020
Tüp Bebek Tedavisinde Yeni Gelişmeler ve Merak Edilenler – Op. Dr. Aret Kamar
Eylül 11, 2020
Show all

Tüp Bebek Tedavisinde En Çok Merak Edilenler – Op. Dr. Ozan Özolcay

TEDAVİNİN BAŞLANGICI VE BİTİŞİ ARASINDAKİ SÜRE NE KADAR?

Tüp bebek tedavisinde, çiftin incelenmeye başlanmasından ilk denemenin sonuçlanmasına kadar geçen süre nedir?

''Bu soruyla en çok, belirli bir izin süreleri olduğu için, İstanbul dışında ve yurtdışında yaşayan hastalarımız ilgileniyorlar. Tüp bebek tedavisinde başlangıcı ve bitişi arasındaki süre kabaca üç haftadır. Ama öncesinde birtakım işler vardır. Kadın mutlaka adetinde bir rahim filmi çektirmelidir. Erkeğin de sperm sayısını görmemiz gerekir. Ayrıca kan testleri ile tiroid, şeker gibi gebe kalmasını olumsuz etkileyecek birtakım faktörler taranır. Bu testler eğer önceden yaptırılırsa zaman kazanılmış olur. Çünkü bu testlerin yapılması gerekecek ve olumsuz bir durum olursa da tedavi aksayacak ya da uzayacaktır. Dolayısıyla bizimle iletişime geçen hastaya bunlar önceden bildirilir. Genellikle tedavi adetle birlikte başlar. Adet, bir çeşit yumurtaların sıfırlanması, her şeyin temizlenmesi gibidir. Ama hasta çok uzaktan da gelse eğer birtakım kistleri varsa, hormon değerleri istediğimiz değerlerin altında değilse tedaviye uygun görülmez. Ancak şartlar yolundaysa, tetkiklerin hepsi hazırlanmışsa kendisinin adet kanamasının ikinci, üçüncü ya da en geç dördüncü günü görüyoruz. Birinci aşama, yumurtaların büyütülmesi aşamasıdır ve kabaca on gün kadar sürer. Daha sonra bir çatlatma iğnesinin yapılması ve yumurtaların toplanması aşaması vardır. Ondan sonra da topladığımız yumurtalar ile erkeğin verdiği sperm örneği laboratuvar şartlarında embriyologlar tarafından birleştirilir. Ortalama minimum üç gün maksimum beş gün kadar da oluşmuş olan embriyolar takip edilir. Süreç kabaca üç hafta sürer.''

HASTANEDE YATIŞI GEREKTİREN DURUMLAR OLUR MU?

Bu süreçte kadının hastaneye yatmasını gerektiren durumlar olabilir mi?

''Bazen hastanın tüplerinde bir sıvı birikimi olur. Çoğu zaman hiçbir bulgu vermediği için hastanın bundan haberi olmayabilir. Tüp bebeğe hazırlama aşamasındaki filmde eğer böyle bir problem görülürse hastaya, tüp bebek yapılırsa başarı şansının olmayacağı ve kendisine bir ameliyat planlandığı söylenir. Dolayısıyla hastanın başarısızlığına sebep olabilecek miyom, polip gibi rahim içinde yer kaplayan lezyonlar ya da tüplerinde sıvı birikimi gibi birtakım sebepler oluşursa, tüp bebekten önce hastayı ameliyat edip bir-iki gün yatırmak gerekebilir. Nadiren erkekte de hiç dışarıya sperm çıkmadığı durumlar olur. Bu durumda erkeğe mikro TESE ameliyatı yapılır. Bu ameliyatta mikroskop altında testis dokusu açıldıktan sonra içerisinde sperm aranır. Sabah ameliyatı yapılan hasta öğleden sonra çıkıp evine gider. Ama bu da kısmi de olsa bir yatış sayılır.''

YUMURTA TOPLAMA AĞRILI BİR İŞLEM MİDİR?

Yumurta toplanması ağrılı bir işlem midir? Anestezi gerekir mi?

''Yumurtaları toplama işlemini genel anestezi altında yapıyoruz. Bazı klinikler hastaya anestezi vermemeyi tercih ediyorlar. Ama çok ince bir iğne bile olsa o iğne yumurta toplama esnasında vajinadan yumurtaya ulaşırken hastanın canını istemesek de bir miktar yakabiliriz diye biz hastayı tamamen uyutarak toplamayı tercih ediyoruz. Herkesin yumurta sayısı biraz farklıdır. Mesela bazı hastaların yaşı genç olmasına rağmen az sayıda yumurtası vardır; bazı hastaların yaşı ileri olmasına rağmen çok sayıda yumurtası olabilir. Yumurta sayısının azlığı veya çokluğu da yumurta toplama işleminden sonra hastanın bir miktar ağrı duymasına sebep olabilir. Çünkü fazla sayıda yumurta topladığımızda o toplanmış yumurtalar karın ön zarında bir yer işgal eder. Ya da o işleme bağlı olarak kan sürtündüğü için hasta bir miktar ağrı hisseder. Ancak bu ağrı çok şiddetli, hastayı kıvrandıracak seviyede değildir. İşlem sonrasında hastalar zaten minimum üç saat kadar gözlemlenir. Eğer hastada olağandışı bir durum söz konusuysa, herhangi bir şeyden şüphe edersek kendisini eve göndermeyip gözlemeye devam ederiz. Ama çoğu hastanın yumurta toplama işleminden birkaç saat sonra o ilk baştaki ağrısı ciddi anlamda azalır.''

TEDAVİDE KULLANILAN İLAÇLARIN YAN ETKİSİ OLUR MU?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkisi olur mu?

''Tüp bebek tedavisinde ilaç kullanılmasındaki temel maksat, yumurta sayısını arttırmaktır. Normalde vücut sadece bir tane yumurta üretmek üzere programlanmıştır. Kişiyi tedavi ederken sadece kendi haline bırakıp hiç hormon kullanmazsak, tek yumurta ile tedavi edersek elde ettiğimiz yumurta sağlıklı olmayabilir, döllenmeyebilir ya da döllendiği halde gelişmeyebilir. Yani işlemin sonunda bir sürü masraf yapmış hastanın rahmine koyacak bir bebek bile bulamayabiliriz. İşte bu döngü birtakım ilaçlarla çözmeye çalışılır. Aslında bu ilaçlar hastanın beyninde ürettiği hormonların laboratuvar şartlarında üretilmiş olan sentetikleridir. İlaçların çoğu 25-30 yılı aşkın süredir kullanılıyor. Hastaların en büyük kaygılarından biri de bu ilaçların uzun vadede yan etkiler bırakacağıdır. Ama bu ilaçların ömrü o kadar kısadır ki her gün yapmak zorundasınız. İlaçları eğer peş peşe iki gün yapmayı bırakırsak hastamızın yumurtasının büyümesi olduğu yerde kalıyor. Dolayısıyla çok fazla sayıda tüp bebek tedavisi denemiş hasta da bile bu hormon ilaçları güvenli bir şekilde kullanılmaktadır ve hastaya ciddi bir yan etki olmadığı saptanmıştır.''

TÜP BEBEK TEDAVİSİ KAÇ KEZ DENENEBİLİR?

Tüp bebek tedavisi kaç kez denenebilir? Üst sınır var mıdır?

''Kadından yumurta çıkıyorsa ve erkekte sperm varsa her zaman şansları vardır. Ancak bir hastaya üç-dört defa deneme yaptık, yumurta da elde edebildik, erkekte sperm de var, ama bunları birleştirdiğimizde hiçbir şekilde canlanmıyorsa hastayı daha sonraki denemelere teşvik etmemek gerekir. Spermle yumurta birleştikten sonra ortaya çıkan embriyoya kalite değerlendirmesi yapılır. Kalitesi birden dörde kadar değerlendirilir. Bir en iyi kalitedir yani tutunma gücü en yüksek; dört ise en kötü olandır. Eğer her seferinde o hastanın çok kötü kalitede embriyosu oluyorsa üreme sağlığı uzmanı hastayı ve eşini karşısına alıp konuşmalıdır. Çünkü tüp bebek tedavisinin bir maliyeti kadar psikolojik boyutu da vardır. İnsanlar bir şekilde parayı yerine koyabilirler ama olmadığı zaman çok ciddi anlamda üzülüp strese giriyorlar. Bunu mutlaka hekimin göz önünde bulundurması gerekir. Eğer üç ya da dört denemede hastadan hiçbir şekilde sağlıklı kaliteli bir embriyo elde edilemiyorsa veya hiçbir şekilde yumurta döllenemiyorsa hastayı teşvik etmemekte fayda var. Tabii on birinci, on üçüncü veya on beşinci denemesinde tüp bebek sahibi olabilen insan olduğu için aslında bunun bir üst sınır yok. Ama önemli olan o yumurta ve sperm birleştiğinde hastaya ne sunulduğudur.''

SAĞLIKLI DOĞUM ORANI NEDİR?

Tüp bebekte sağlıklı doğum oranı nedir? ''Tüp bebek, vücut içerisinde birleşmiş olan yumurta ve spermin vücut dışında bir araya getirilip birleştirilmesidir. Sonrasındaki aşamaların hiçbirine müdahale edilmiyor. Dolayısıyla sakatlık oranında bir artış yok. Zaten 30-35 yıldır tüp bebek yapılıyor. Tüp bebekler ile normal doğumlar arasında bir fark görülmemiş. Ama hastalar en iyi yumurta ve en iyi sperm birleştirildiği için bebeğin tamamen sağlıklı olacağı yanılgısına düşüyorlar. Normal yollarla gebe kalan insanlardaki özürlü çocuk doğurma ihtimali ne kadarsa tüp bebekte de o kadardır. O nedenle hastalara mutlaka belirli haftalarda yapılan birtakım tarama testlerini şiddetle yaptırmalarını tavsiye ediyoruz.''

HAMİLE KALINDIĞI NE KADAR ZAMAN SONRA BELLİ OLUYOR?

Tüp bebek denemesinden ne kadar zaman sonra kadının hamile kaldığı belli olur?

''Embriyoyu rahim içine koyduktan sonra 12 gün beklemek gerekir. Çünkü 12 gün sonra Beta HCG dediğimiz hormon salgılanmaya başlar. Fakat bazı hastalar acele ediyor ve Beta HCG testini altıncı yedinci günde yaptırıp sonuçların negatif olduğunu duyunca üzülüyorlar. 12. gün sonunda yapılan kan testi ile ilk işaret ortaya çıkıyor. İki gün sonra da bir tekrarını istiyoruz ki acaba bu değer yükselmeye devam ediyor mu yoksa etmiyor mu onu görmek istiyoruz.''

Tüp bebekte gelişen hamileliklerde düşük oranı diğer gelişen normal hamileliklere göre daha mı yüksektir?

''Normal gebelikte vücut kendisini yavaş bir şekilde gebeliğe hazırladığı için bütün hormonlar ve bütün vücut dinamiği bu duruma hazırdır. Tüp bebek normal gebeliğin biraz hızlandırılmış şekli olduğundan düşük oranı bir miktar daha fazladır. Bu nedenle bebek rahim tarafından tutunsun, beslensin ve gelişsin diye hastalara birtakım destek ilaçları vermek gerekir. Bu ilaçları düzenli kullanan hastalar düşük olayını atlatıyorlar.''

TÜP BEBEK TEDAVİSİ CİNSEL YAŞAMA ENGEL MİDİR?

Tüp bebek tedavisi cinsel yaşama engel midir?

''Yumurta büyütme aşamasının belli bir safhasından sonra yumurtalar büyüdüğü için hastada ağrı olacağından o aşamadan sonra artık bir ilişki istenmez. Oluşan embriyoyu anne rahmine naklettikten sonra oraya tutunabilsin diye de belirli bir süre hiçbir şekilde cinsel temasta bulunulmamalıdır. Bu süre genelde bebeğin kalp atımlarının görüldüğü yani sekizinci haftaya kadar olan süredir. Sonrasındaki takiplerde herhangi bir kanama ve problem yoksa cinsel hayatlarına yedinci ayın sonuna kadar devam etmelerinde bir sakınca yoktur.''

COVID-19 TEDAVİYİ NASIL ETKİLEDİ?

Covid-19 geçiren bir kadın tüp bebek yöntemiyle hamile kaldığında ya da tüp bebek yöntemiyle hamile kaldığı sırada covid-19'a yakalandığında bu bebeğini kucağına almasını olumsuz etkileyen bir faktör müdür?

''Covid-19 çok yeni bir durum. Daha henüz 9 aylık hamilelik sürecini tamamlamamış pekçok anne adayı da var. O yüzden, tam olarak bir veriye sahip olmamakla birlikte, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de özellikle nisan ve mayıs aylarında daha belirginken işlem yapmamaya çalıştık. Ama daha sonra bizim de bağlı olduğumuz Avrupa Üreme Cemiyeti, Amerika Üreme Cemiyeti gibi kuruluşlardan gelen yayınlar aslında herhangi biri grip salgınında olan düşük oranından daha fazla olmadığını gösterdi. O yüzden hastalarımıza bu bilgileri verip nasıl korunmaları gerektiğini anlatarak onları takibe alıyoruz.''

TEDAVİDE OLAN HASTALARA ÖNERİLER

Tüp bebek tedavisinde olan hastalara önerileriniz neler?

''Bir kere hastalarımız çok heyecanlı oluyorlar ve transfer olduktan sonra ilişkide bulunalım mı, yemek yapalım mı, dinlenelim mi gibi sorular soruyorlar. Bu sonuçta onların hayatlarının normal bir parçası. Transfer olduğu gün dinlenip ertesi gün normal hayatlarına bir miktar dönmeye başlayabilirler. Sofra kurup toplama, ufak tefek ev işleri yapma, iğne olmaya gitmeleri gerekiyorsa beş on dakikalık yürüme yolunu yürümelerini öneririm. Çünkü sofra kurmayla bir miktar yürüyüşle bu işler olumsuz olmayacak; hayatı zindana çevirip kendilerine eziyet etmesinler. Bazıları 12 gün boyunca sürekli yatakta hiç kımıldamadan yatıyorlar ve bu kişinin psikolojisini bozuyor.''