Anne Olma Şansını Artıran Yöntemler – Op. Dr. Suzan Gençsoy
Şubat 21, 2020
Tüp Bebek Tedavisinde Genetik Tarama – Uz. Emb. Sevil Ünal
Mart 13, 2020
Show all

Tüp Bebek Tedavisi İçin Ne Zaman Başvurmalı? – Op. Dr. Emre Karatekelioğlu

Tüp Bebek Tedavisi İçin Ne Zaman Başvurmalı?

Kadının yaşı çok önemli; çünkü özellikle 32 yaşından sonra hiçbir problem olmasa dahil yumurtalıktaki yumurta hücrelerinin kalitesinin düşmesine bağlı doğurganlıkta azalmanın olduğunu görüyoruz. Bu yüzden eğer kadının yaşı 35 yaşın altındaysa, korunmasız ve planlı bir beraberliğe rağmen bir yıl içinde gebelik olmuyorsa bir uzmana başvurması gerekir. Ancak anne adayının yaşı 35 yaşın altında olmasına rağmen daha önce ailesinde özellikle anne, teyze ya da ablalarında 40 yaşından önce adetten kesilip erken menopoza girme öyküsü varsa, daha önce karın içi organlarla ilgili özellikle yumurtalık ve rahim ile ilgili ya da apandisit ile ilgili bir operasyon geçirmiş ise, bir operasyon öyküsü var ise böyle bir durumda karın içinde yapışıklıkların olma olasılığı vardır. Yine yumurtalıklardan özellikle çikolata kisti nedeni ile bir operasyon geçirmiş ise, adetlerde düzensizlik varsa, yani iki adetinin birinci günü arasındaki süre 24 günden kısa ya da 35 günden daha uzunsa böyle durumlarda 1 yılı beklemeksizin altı ayın sonunda başvurmaları lazım. Bu süre 35 yaştan sonra ise altı ay ile sınırlı; yani ilk altı ay içerisinde gebelik olmuyorsa başvurmalılar.

MİKROENJEKSİYON, AŞILAMA VE TÜP BEBEK

Mikroenjeksiyon ve klasik tüp bebek, yumurtanın tüp bebek aşamasında döllenmesi için tercih edilen farklı iki yöntem. Tüp bebek tedavisinde öncelikle yumurtalıktaki yumurta hücreleri uyarılır ve birden fazla yumurtanın büyümesi sağlanır. Daha sonra anne adayı 15-20 dakikalık anestezi ile uyutulur ve yumurta hücreleri laboratuvar ortamına alınır. Tüp bebek tedavisi alınan sperm ve yumurtanın laboratuvar ortamında döllenmesini ifade eder. İşte burada iki yöntem tercih edilebilir. Eğer anne adayının sadece tüpleriyle ilgili bir tıkanıklık problemi varsa, spermle ilgili hiçbir problem yoksa bu durumda sperm ve yumurtayı döllerken her bir yumurtanın çevresine belirli sayıda spermi bırakılır ve bir gün spermin yumurtayı kendiliğinden döllemesi beklenir. Bu klasik tüp bebek yöntemi ile döllenmedir. Bunun tam tersi olarak eğer spermlerle ilgili bir problem varsa yani sperm sayısı ve hareketliliği çok düşükse, spermlerin yetersizliğinden dolayı yumurtayı dölleyememe durumu varsa bunu aşmak için tek bir sperm alınır ve özel mikromaniplatör denilen bir sistemle sperm yumurtanın içine yerleştirilir. Cam bir iğne ile yumurta zarı delinir ve yumurtanın içine yerleştirilir. Bu yöntemin ismi de mikroenjeksiyondur. Kısacası mikroenjeksiyon farklı bir yöntem değildir, tüp bebek tedavisinde yumurtanın döllenmesi aşamasında tercih edilen bir metottur. Aşılama ise kadının bir veya iki yumurtasının büyütüp, gelişmesini sağlamak için dışarıdan ilaç vererek yumurtalıktaki yumurtanın büyümesini sağlamaktır. Daha sonra bu yumurtanın tüpün içine geçiş zamanını sağlanır. Çünkü yumurtanın tüpün içine geçtikten sonraki ömrü 24 saattir. 24 saat içinde spermle buluşmak zorundadır. Bu yüzden çatlatma iğnesi verilir ve zamanlama yapılır. Kısacası sperm ve yumurta arasında bir randevulaşma sağlanır. Daha sonra yumurtanın tüpün içine geçtiği dönemde baba adayından alınan sperm katater yardımıyla rahmin içine verilir. Böylelikle spermlerin yumurtaya ulaşmak için kat edeceği yol kısalmış olur hem de spermlerin önündeki engeller biraz daha azalır. Aşılama yöntemi doğal süreçteki gebeliğe daha yakın bir süreçtir; ancak başarı oranı olarak düşündüğümüz zaman tüp bebeğe göre yaklaşık 4’te 1 daha düşük bir orana sahiptir. Bu yüzden hastayı doğu değerlendirmek ve uygun vaka seçmek önemlidir.

SAĞLIKLI BEBEKLER İÇİN TÜP BEBEK TEDAVİSİ

Tüp bebek tedavisi sadece gebe kalamayan çiftler için uygulanan bir yöntem değildir. Bunun yanı sıra tek gen hastalıkları gibi çeşitli rahatsızlıklarda sağlıklı bebeklerin dünyaya gelmesini sağlayan da bir yöntemdir. Çiftin kendiliğinden gebe kaldığı ama doğumla birlikte problemli bebeklerin dünyaya geldiği durumlar söz konusu olabilir. Bunlara tek gen hastalıkları denilir. Anneden ve babadan geçen genlerle birlikte bebekte oluşabilen çeşitli rahatsızlıklardır. Bu durumda çift kendi başına gebe kalabilmesine rağmen sağlıklı bebekler dünyaya gelmesi için embriyoların içinden en sağlıklı olanlar seçilir. Kısacası bu hastalığı taşımayan embriyolar seçilir.

Spinal müsküler atrofi, ailevi Akdeniz anemisi, talasemi gibi hastalıklar olabilir. Yaklaşık olarak 10 bin civarında tek gen hastalığın bugün tanısı konulup, bebeklerde herhangi bir taşıyıcılığın olup olmadığı ortaya konulabiliyor. Tüp bebek tedavisi yine kemik iliği nakli olacak abisi ya da ablası için bir kardeşin doğumuna da yardımcı olur. Özellikle kan hastalıklarında doku uyumluluğu çok önemlidir. Embriyoların içinden abla ya da abisiyle doku uyumu olan, verici olabilecek olan kardeşi seçilebilir.

Kadın adetinin ilk günü 1. gün kabul ederek, ilk 5 gün içinde ve ortalama olarak adetin 2-3. gününden itibaren bütün bir aşama ortalama olarak yaklaşık 17 gün sürer. Yani bir çiftin yaklaşık olarak 20-21 gün ortalama 3 hafta ayırması gerekir. Burada erkeğe sadece yumurta toplama günü ihtiyaç vardır. Esas bütün senaryo kadın vücudu üzerinden devam eder. Anne adayı gebe kaldıktan sonra artık bu gebeliğin doğal sürecindeki gebelikten hiçbir farkı yoktur. Dolayısıyla istediği bir kadın doğum uzmanı ile takip ve doğum sağlayabilir. Kişi tedavi sonrası hamile kaldıktan sonra ülkesine dönebilir.